davul
Kategori:

Davul

Davul, parçaları teker teker ele alındığında, perküsyon ailesinin çok eski bir üyesidir. Ama davul seti dediğimizde, yaklaşık 100 yıllık geçmişi olan, nispeten yeni bir enstrümandan söz ediyoruz demektir. Bu kadar yeni bir enstrüman olması, hem imalatçılarının hem de davul çalanların, hala heyecanla yeni buluşlar yaptığı anlamına gelmektedir. Bu buluşlar, davulu bir enstrüman olarak zenginleştirseler bile, literatürde ortak bir dilin henüz oluşturulamamasına da neden olmaktalardır. Elinize alacağınız farklı davul metotlarında, notaların bile değiştiğini görebilirsiniz.
Bu 100 yıllık enstrüman üzerinde birden çok oturuş, baget, tutuş ve vuruş tekniği geliştirilmiştir. Bunun en olumsuz tarafı, belli bir bölüm davulcunun, bu farklılıkların kimini doğru, kimini ise yanlış olarak etiketleyip, çevreye dayatmaya çalışmasıdır. Sizler ne bir kitaba ne de bir kalıba bağlı kalmadan, kendi davulculuk serüveninizde hiç durmadan araştırmalı, sürekli denemeli, kendi tercihlerinizi netleştirme yoluna gitmelisiniz.

Farklılıklardan biri de davul setinin parçaları konusundadır. Temel davul setleri de vardır, çok çeşitli ses seçenekleri sunan büyük davul setleri de. İlerleyen zamanlarda, davulu nasıl ve hangi müzik için çalacağınıza göre set tercihlerinizi de kendiniz yapacaksınız.

Buraya kadar söz ettiğimiz farklılıkların kökenlerinin ne olduğunu, hangi nedenlerle ortaya çıktıklarını ve ne amaca hizmet ettiklerini bilmenin, diğer bir deyişle davulun tarihçesini öğrenmenin, bu enstrümanı ve müzik içerisindeki kullanılışını kavramanızda çok büyük faydası olacaktır. Bu yüzden, iyi bir davulcu olmak için ilk geliştirmeniz gereken özellik, meraktır.

 

Davul mu Bateri mi?

Bateri, Fransızca’dan alınmış, vurmalı çalgılar takımı anlamına gelen bir terimdir. İngilizce’deki ‘drum’ sözcüğünün Türkçe karşılığı ise ‘davul’dur; ama bu çoğunlukla asma davul (örneğin; ramazan davulu) olarak algılandığı için ‘bateri’ sözcüğünü kullanmayı tercih eden pek çok kişi vardır. Hangisini kullanacağınızın seçimi bütünüyle size kalmıştır; biri doğru, diğeri yanlış değildir.

 

Tarihçe

Davulun kökenlerine baktığımız zaman askeri bandoları ve orkestral müzik içerisindeki perküsyon enstrümanlarını görürüz. Buna karşın ne bandolarda ne de orkestralarda davullar bir set biçiminde değillerdi; aksamlar ayrı ayrıydı ve her birini bir başka kişi çalmaktaydı. Set olarak kurulan ve tek kişi tarafından çalınan davulun başlangıcını 1900’lü yıllar Amerikasındaki Caz müziğine dayandırabilir, hatta harita üzerinde de New Orleans’ı gösterebiliriz.

  1. yüzyılın başlangıcındaki davul tabii ki günümüzdeki halinden biraz daha farklıydı. O günden bugüne büyük değişimlerin ilki, William ve Theodor Ludwig’in 1909 yılında, bas davul pedalına yeni bir tasarım kazandırmaları ve bu sayede de o dönemlerdeki ritimlerin daha hızlı çalınabilmesini sağlamalarıydı. 1930 yılında Ben Duncan, 4 parçadan oluşan ilk davulu literatüre geçirdi. 1940’larda Louie Bellson çift bas davul kullanımına önderlik etti ve Gene Kruppa da davulu ön plana taşıyarak önemini arttıran davulcu oldu. 1960’lı yıllarda Rock’n’Roll’la birlikte davul iyice gelişmeye başladı ve 70’lerde Rock ile birlikte davul setlerinin artık daha fazla sayıda aksamdan oluştuğu görüldü. Elektronik davulların ortaya çıkışı ise 1980’lerde gerçekleşti.

 

Henüz yanıt yok

    Bir Cevap Yazın

    Yukarı

    Hocabizde sitesinden daha fazla şey keşfedin

    Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

    Okumaya Devam Edin

    Hocabizde sitesinden daha fazla şey keşfedin

    Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

    Okumaya Devam Edin